31 Temmuz 2008 Perşembe

İş Ahlakı Raporu ve İbn-i Sina’nın Sözü


Geçenlerde bir tanıdığım insanımızda iş ahlakı yok diye şikayet ediyordu. İş yaptığımız ya da iş yaptırdığımız insanlardan beklentilerimize uygun olmayan davranışlarla karşılaştığımızda, bir çoğumuz bu tür eleştirilerde bulunuruz değil mi?.. Bu tür olaylarla çok sık karşılaştığımızda insanlara olan güvenimiz sarsılır, şüpheci ve aşırı sağlamcı davranmaya çalışırız…


İnsanlara yaptıkları işlerden dolayı güvenmek istiyoruz.


Peki bu güvenimizi nasıl artırabiliriz? Bu sorunun cevabı iş ahlakının kapsamına giriyor.


Prof. Dr. Nevzat Tarhan ahlak iç hukuktur diyor. Yani neyin iyi ve neyin kötü olduğuna, kişinin iç dünyasında karar vermesidir diyebiliriz. İş ahlakı ise iş ile ilgili konularda bu ayırımı yapabilmektir.


Bir çoğumuzun aklına iş ahlakı deyince gelen bazı prensipler vardır:

-Kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma!

-Yemiyeceğini başkasına yedirme!..


Günümüzün aslına bakarsanız bütün zamanların en önemli konularından biri de farkında olmasak da iş ahlakıdır. İş ahlakından kaynaklanan problemlerden dolayı bütün zamanlarda bir çok insan zarar görmüş ve sıkıntı çekmiştir. Bu o kadar önemli bir konu ki, hayatımızda her zaman var ve başka insanlarla olan ilişkilerimizi etkiliyor.


Bilinçli aileler, özellikle çocuklar anne ve baba ile birlikte çalışma fırsatı bulurlarsa ve tabi anne baba kendileri de örnek insanlar ise, bu konudaki ahlaklarını çocuklarına aktarabiliyorlar. Ancak bir çok insan bu tür kavramlardan uzak olarak yetişebiliyor ve bu durum özellikle çalışma hayatında bir çok soruna neden olabiliyor ve bir çok insan bu durumdan etkilenebiliyor.


Huzurlu bir toplum olabilmek, toplumsal uyum ve insanların birbirlerine güveninin korunabilmesi için iş ahlakının toplumda kabul görmüş ve sağlam bir şekilde uygulanıyor olması gerekir. Bunu da gözlemleyebiliyor olmalıyız. Eğer yaptıkları işlerden dolayı insanlara güvenemiyorsak iş ahlakı problemli bir toplumda yaşıyoruz demektir.


Ben bu konunun liselerde, üniversitelerde bütün öğrencilere bir ders olarak verilmesi kanısındayım. Mühendislikte Etik isminde bir ders varmış. Ancak teorik içerikten çok gerçek hayata bakan yönleriyle bu konu ele alınmalı. İşte tam bu nokta da İGİAD – İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği tarafından “İş Ahlâkı" konusunda bir rapor yayınlandığı bir çok TV de haber yapıldı. Ben de TV’de bu raporu içeren bir seminere denk geldim.


Rapor ile ilgili açıklama için bakınız:

http://www.igiad.com/index.php?option=com_content&task=view&id=89&Itemid=66


Raporu indirmek için:

http://www.igiad.com/books/igiad_is_ahlaki_raporu.pdf


Raporda sayfa 23’de İbn-i Sina’nın iş ahlâkı konusundaki tavsiyelerine yer verilmiş.


İbn-i Sina şöyle diyor: “Ezerek, zorlayarak ve boğuşarak elde edilen her artık; günahla, utançla, yüzsuyu dökmekle, hayâsızlıkla, haysiyet düşüklüğüyle ve ırz lekesiyle kazanılan her kâr, miktarı büyük olsa da önemsizdir, çok olsa da değersizdir, yararlı görülse de yararsızdır. Lekesiz temiz kazanç ve bitkinliğe düşmeden elde edilen fazlalık, miktarı az olsa da, tartıda hafif gelse de daha lezzetli, daha bereketli ve daha kazançlıdır”.



Raporda Ahlâki olumsuzlukların oluşmasında etkili olan değişkenler ise önem derecesine göre şu şekilde sıralanmaktadır:

Bilgisizlik,

Aşırı kazanma hırsı, çalışanların ücretlerinin düşük olması,

İşi yapan kişinin profesyonel düşünmemesi,

Bireylerin birbirlerine karşı güvensizlikleri,

Çalışma şartlarının yetersizliği,

Öğretim kurumlarında konuya yeterince önem verilmemesi,

İşini kaybetme endişesi,

İş ahlâkına uygun olmayan davranışların toplumda normal karşılanması,

Daha fazla tüketme isteği (kanaatsizlik),

Aile içinde konunun öneminin zayıflaması,

Yapanın yanına kâr kalır düşüncesi (denetimsizlik),

Dürüst çalışanların daha az kazanıyor olması,

Sivil toplum örgütlerinin yetersiz olması,

Dini duyguların zayıflaması,

Yalan söyleyenlerin daha çok kazanıyor olması,

Medyanın etkisi.


İş ahlâkı, insanların örgütlenme ve ekonomik faaliyette bulunmalarıyla eş zamanlı bir kavram olarak değerlendirilebilir. İşle ilgili her türlü davranış iş ahlâkının konusu içerisinde yer alır ve bu durum insanlık tarihi kadar eskilere götürülebilir. Buna göre, çiftçilerin nadasa bırakması gereken toprağı işlemesi, yağ üretiminde uygun olmayan katkı maddeleri kullanması, bakırcı veya sıva ustasının yaptıkları işin gereğini yerine getirmemesi iş ahlâkı problemleridir. Bugün açısından baktığımızda, iş almak veya mal satmak için rüşvet vermek, bir makinede bağımlılık sağlayabilmek için eksiklikler bırakmak, tamir gelirlerini artırmak amacıyla imalatta kasıtlı kusurlara göz yummak ya da hizmet sözleşmelerine aykırı uygulamalar da iş ahlâkına uygun olmayan davranışlara örnek verilebilir.

1